İş dünyasında atılan her adımın bir hikayesi vardır. Bazı hikayeler ise bu kadar ilham verici olamaz. 25 yıl önce mobilya sektöründe başarılı bir kariyer yaparken tüm iplerini bırakan bir girişimcinin hikayesi, bugün içinde bulunduğumuz modern girişimcilik dünyasına ışık tutuyor. Farklı bir alana geçiş yaparak, kendi özverili çabalarıyla yıllar geçtikçe 2 ton ürün üretme kapasitesine ulaşan bu girişimcinin serüveni, pek çok insana cesaret ve ilham verebilir.
Mehmet Yılmaz, 1998 yılında mobilya tasarlama ve üretimi işine başladı. O zamanlar genç ve hırslı olan Yılmaz, sektörde kısa sürede kendine sağlam bir yer edindi. Ancak, işin maddi getirilerinin yanı sıra ruhsal tatmin arayışı, onu tamamen farklı bir yola yönlendirdi. Müşterilerin beklentilerine göre sürekli aynı kalıplarda üretim yapmak, ona monoton bir hayat sundu. "Her gün aynı şeyleri yapmak beni mutsuz ediyordu," diyen Yılmaz, içindeki yaratıcılığı dışa vurmanın bir yolunu aramaya başladı.
Yıllar içinde çeşitli deneyimler edinen Yılmaz, 2005 yılında mobilya işine veda etmeye karar verdi. Yeterince deneyim kazandığını düşündüğü bu alandan koparak, bahçe ve tarım ürünleri üretmeye yöneldi. "Ben hep doğal ürünler üzerinde çalışmak istemiştim. Bu yüzden tarıma geçmek benim için bir zorunluluk değil, bir rüyaydı," diyen Yılmaz, işinin getirdiği yeni zorluklarla da yüzleşmek zorunda kaldı.
Yılmaz, tarım işine başladıktan sonra çevresindeki insanların destekleriyle hızla ilerleme kaydetti. Kendi çevresinde oluşturduğu küçük bir ekip ile birlikte, doğal tarım yöntemleri kullanarak ürünlerini yetiştirmeye başladı. "Başlangıçta zorluklar elbette oldu. Ama her zorluk, yeni bir öğrenme fırsatıydı," şeklinde açıklayan Yılmaz, organik tarımın önemini vurguladı. Zamanla, daha fazla ilgi ve destekle birlikte, 2 ton ürün üretim kapasitesine ulaştı.
Yılmaz’ın hikayesinin en dikkat çekici yönlerinden biri, doğayla olan bu güçlü bağıydı. Ürünü yetiştirdiği toprakları özenle seçerek, doğal yöntemlerle toprağın verimliliğini artırmayı başardı. Bugün, üretim yaptığı alanlarda kullanılan her türlü yöntemi araştırarak uygulamakta. Ayrıca, doğal pestisitler ve gübreler kullanarak çevreye duyarlı bir üretim süreci yürütüyor.
25 yıllık bir değişim serüveninin sonunda, Yılmaz’ın ürünü sadece yerel değil, ulusal pazarda da talep görmeye başladı. Sıfırdan başladığı bu yeni yolda, yenilikçi fikirlerini ve stratejilerini her zaman ön plana çıkardı ve bu sayede tüketici nezdinde bir güven oluşturmayı başardı. “İnsanların benim ürünlerime olan güveni, benim en büyük motivasyonum,” diyor Yılmaz.
Yılmaz, üretim kapasitesini arttırmakla kalmayıp, yeni iş kolları oluşturmanın da peşinde. Ekibine yeni yüzler ekleyerek, beraber makaşlarına yeni hedefler belirlediler. "Artık sadece doğal ürünler değil, aynı zamanda bitkisel bazlı ürünler de üretmeye planlıyoruz," diyen Yılmaz, geleceğe dair umutlarınıda paylaştı.
Son olarak, Yılmaz, insanları doğa ile iç içe olmaya ve sağlıklı beslenmeye teşvik eden sosyal sorumluluk projelerine de katılmayı hedefliyor. "Sadece iş yapmıyoruz, aynı zamanda topluma da katkıda bulunmak istiyoruz," diye belirtti.
25 yıllık bir geçmişe ve 2 ton üretim kapasitesine sahip olan Yılmaz, bu yolculuğu sırasında karşılaştığı zorluklarla mücadelesini es geçmeden, kendi tarihini yazmaya devam ediyor. Hem sosyal hem de ekonomik açıdan bir örnek teşkil eden bu hikaye, birçok kişiye ilham kaynağı olmaya devam ediyor.